Hani ekmek bulamazlarsa pasta yesinler demiş ya Marie Antoinette, hoş öyle birşey dediğine dair somut bir kanıtta yokmuş ama ilginç bir yaklaşım tabi. Tok, açın halinden anlamaza geliyor dönüp, dolaşıp sonunda. Öyle bir şey dediyse biraz ayıp olmuş tabi. Şu geçim sıkıntısında size böyle bir şey deseler hoşunuza gider mi? Gitmez. Kafa, göz dalm....Neyse...
Ama pastalar özünde hep mutlu olayları anımsatıyor bana. Küçüklüğümde babaanemlerle, halamlarla, kuzenlerle ailece kutladığımız en mutlu doğum günlerimi hatırlıyorum hep, hani mum üflerken fotoğrafımız olan.
Düğünler, nişanlar, kutlamalar...hep güzel günler için yapılması hoş birşey. Pasta ustası içinde güzel olmalı. Özellikle yandaki gibi yetenekli ellerden çıkan pastalar hem seyirlik, hem yemelik. Ben de isterdim böyle mutlu olaylara eşlik edebilen biri olmayı. Siz orada yoksunuz ama ellerinizle şekillendirdiğiniz, günün anlam ve önemini teşkil eden bir eseriniz var. Yüzleri gülümseten bir meziyet sahibi olmak özel bir armağan olsa gerek.
Artık başlı başına bir sektör haline geldi bu iş. İçinde olduğunuz bir iş ''boutique'' diye adlandırılmaya başlandıysa yırttınız demektir. Boutique ne demek? Kısaca pahalı demek. Tamam kelime anlamı o değil belki ama sonuç o. Fason olmayan, kişiye özel, diğerlerinden farklı, üstünde düşünülmüş, uğraşılmış izlenimi veren. Oteli var, cafesi var, pastanesi var. Güzel işler çıkıyor ortaya bazen lazım bişey . . .
Mesela sevgilinizin doğum günü mü? Veriyorsunuz özel bir pasta siparişi gönülleri fethediyorsunuz . . .
Özellikle erkekleri mutlu edecek çok ilginç çeşitleri var. Hayal gücünüze kalmış . Ama çok emek isteyen, hata kabul etmeyen bir iş. Benim çok sevgili bir arkadaşım bu işi yapıyor hem de çok severek. Resimlerde şaheserlerini görmüş olduğunuz. Ellerine sağlık, hepsi muteşem. Bir de cheesecake yapar ki akıllara zarar.
Bu kadar pastadan bahsedince, yol üstünde bir pastacı bulup acilen pasta yemek farz olur bugün bana. Artık boutique, mutik neye denk gelirsem. Sevgiler...



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder